Hükümsüz ÜnLem

Hükümsüz ÜnLem

...bir var-mış..bir yok-muş...

hani kırılırsın siyaha...(funda.a)

7/6/2009

dün güne dize gelince

yürek acılara doyunca

kendime tahammülü öğrendim

kördüm..bilendim

acıya duvar gibi durmayı öğrendim

kaybolmuş bir dilin sözcükleri gibi

köksüz,bağsız durmayı öğrendim


Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

! içimi çektim

15/3/2009

10.02.09
 
!
*
canım sıkkın...

tettikleyen birşeyler olmalı...
kıyama kaldıran bir hamle yapmalı..şaha kalkmalı..
peşine yığınlarıda sürükleyerek...hayra vesile olmalı..
ama önce beni ..birşeyler tetiklemeli..
 
canım çok sıkkın...

deliler gibi gülmek istiyorum...
kahkahalar atıp ayaklarım yere basarak ..hakederek önce... nedenli sevniçlerim olmalı.. elle tutulur mutluluklarım ..
beklemek olsa bile..
 
canım uzun zamandır sıkkın..

gözlerim morarıncaya kadar ağlamak istiorumm..morarıncaya yaş kalmayıncaya kadar ama yaşlarım hiç bitmeden bir daha bir daha...
insan olmanın tadına vararak..sonuna kadar hissetmek istiyorum..
çok mu şey istiyorum....(?)
 
canım hayli sıkkın..yanıyormu bilmiorum..

kendimden gitmek isitorum...herkesi ,herşeyi, kendimi, burada bırakıp uzağıma gitmek ..
..kimse kendinden kaçamadı..
ölümle bile.. kendiyle, kaçamadığı amellleriyle kaldı..
ama bir yer olmalı..
uzağıma gitmenin bir adresi..(?)

'Rabbim alnımın secdeyle buluştuğu anlarda huzurundan kovma..'
 
canım...
evet..
sıkkın..

'dilsiz' yaşlarım var zamansız sebebsiz...sağır ve kör adımlarım...adımlarım..yerinde saymalarım...
ruhuma duyarsız benliğim var ..söküp atamadığım bir 'ben' im var...

canım yanıyor...azıcık acı..

ağır cümlelerim olsun istiyorum..kalp kırmayan...sadece bir kaç cümle yetsin ve herkes anlasın istiyorum..duruşu asaleti olan kelimelerim olsun...çırpınmadan konuşmak ..sakin duruşlarım olsun..ağır..

canım hala sıkılıyor...
 
ve yerinde susmalarım, sessiz ifadelerim  olmalı..her lafa verecek cevabım olmadan..

sıkılıyor...
..canım
 
kaybettğim isteklerim olsun..eski büyümek isteyen liseli kızın hayranlık uyandıran devrimlerini geri istiyorum...

canım daha çok sıkıldı...

herşeye yetmeliyim ..her işin hakkını vererek...filistine kadar uzanmalıyım..yarın gözlerine bakabilmek...direnişinize yeniden selam diyebilmek..yeniden..

yanıyorum...acıyorum..

kocaman yüreğim olsa herkesi kucaklasam..nefsime yapılanları unutsam bir tebessüm taksam yakama...gururum olmasa...helallik istesem güncemde boşluğa bıraktığım maziden...(!)

kanıyorum...canım keşke sadece sıkılsa...

zamanım olsa...ölmeden önce ölsem..dirilişe uyansam sonra..

kızmasam hiç...anneme mesela...sonra babama...hakkını ödeyemeceğim değerlerime kıymet versem hakkıyla..

acı sadece dilimizde tadımsadığımızla kalsaydı anlamı olmazdı değilmii gözyaşlarımızın..

canım sıkkın...
*
!

''kullarının keşke toprak olsaydım diyeceği o günde Rabbim ahir zaman ümmetini bağışla...''

bir kuş olup kanat çırpmak vardı şimdi bütün dualara...

..bitmez..
!


*

Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

seyr-i fiigaN !!!

15/10/2008


''önSöz: hikaye;benim dışımda.. benim etrafımda..''

yıl 2007..
ay'ını boşver..
kasım'mıydı..


her şey bir iç döküşten sonra başladı...
sanki..?bunu beklermiş gibi..


oysa sanılandan çok önceydi..
sonra anlaşıldı...


gizde kalan ve tahmin edilemeyenler
çorap söküğünden farksızdı...



yıllara dağıttığı cüzzamlı günler ...
bir yılı dolduramadı...


ve dost(luk) aşka gebeydi..
bu kaçnılmazdı..


çaresizliğime  etkisi balyoz...seyredilen aşkı(ları) büyüktü..
öyle olmalıydı..


nefsime zimmetli sandıklarım..
benden alınmıştı...


şaşkınlığım eflatunun alınmasına engel
olamadı...


zimmetli zanlarım bana bir beden büyük..
 hepsi taze aşka yakıştı..


-ey peri kızı..gerçekmiydin..
gerçek olmanı hep diledim  !

peri kızına çağrı:

''çiçek gibi tazecik..kıymetli bitanecik..
ailesinin gülü...mecnunun leylası..peri kızının gerçeği..
gazeller...sessizlemeler...övgüler...
aşk ve özlemin şaha kalktığı bütünlemeler...
sana ve aşka sarfedilen bütün cümleler önünde selam durur..
neredesin...?''


izlemek payıma düşerken..
inanmakta duama düştü..


izledim...
seyirciydim..
inandım...


şimdisi soru işareti...
sonrası geniş zaman...(?)
ve diliyorum..herşey herkes için güzel olsun..


çok şükür ki..izler siliniyor zamanla..
yoksa sinede kopan fiiganın çığ olmasına
kimse engel
olamazdı..


ve;
geçmişe ait herşey
 gözlerimden
bir
bir
aktı...





konu dışı:

hey sen aragon 'mutlu aşk yoktur' demişsin ya hani..
aslında anlatmak istediğini anlıyorum tek cümlene takılıp salaklığına dem vuranların aksine..tanımlamayı baştan iyi yapacaktın aragon..aşkın ederi mutlulukturki  mutsuzluğuyla..! aşkı aşk yapan bu iki zıt ama yakın duygu oluşturur ve çoğullar..yani sen aşk yazarken aşkın içeriğindekileri ayırıp ayrı br kelime gibi cümle kurmana gerek yoktu anlayamadığın tek yer bu...ve aragon aşka talip olanlar bilirler;acısını,yaşlarını,kahırlarını ...

sahi birde;,,,

yanlış aşk var  !  belki bilirsin   ?















Yorum (2) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

KENDİ KENDİNE YANAN BİR KÖZ...BOŞU BOŞUNA HARAP OLAN BİR ÜNLEM....VE TOZLU RAFLARIN SESSİZ DİZELERİ....

15/4/2008

-Ellerim mecburiyet...
ceplerimde kalan son bozuklar...herşeye rağmen cömert bir vazifeye düçarım..

*
Son bir ninni dinlemelisin benden...rica makamından art niyetsiz bir ninni..

Türkülerimi hiç sorma unutmaktan geldim.fazla şakımış olmanın yan etkisi muhtemelen...


oyalanmadan bir gerçeği haykırmalıyım mungan ın kaleminden ;



‘’bir hikayeyi sonuna kadar yaşamak uğruna
daha başlangıçta göz yumulan
birkaç karanlık işaret
aktıkça
siyaha boyar bütün ferman

fermanın okunmaz siyah olanı
denir

görmezden gelinen karanlığın kanıdır oysa
ilerledikçe
fermanı siyah yapan
okunmaz yazı değil
bu kaderin daha başından okunabilirliğidir’’


*

-Ellerim hükümlü..ellerim kan...


Suç ve caza hüviyetinde yargılarım; suçluyum-suçlusun-suçlu-suçluyuz-suçlular..

Hangi ırmakta yıkansam arınamam...ki bilirmisin akarsuda da iki kere yıkanılamaz..

yani ...büyük harflerle de ;

-SUÇLUYUM

...

kandırılmış hissiyatını hiç içinden atamamış bir suçluyum ...ihanet sahibiyken ellerimde bir hançerle çizilen bir portrenin de  korkak bir figüranıyım
üstelik...çok güzelim ya o bakımdan..üzerime tutulan ne varsa iyi taşır ,yakıştırılır -yakışırım...

yani yine hırçınım... birde en asisinden süheyla...

ancak ...;

ilkim..tekim..-di li geçmişim..:

kazım ve şevval türkülerinde ‘yüzunden silunmesun oy biçağumun yarası’ diyorya..

ben..;

‘ lütfen silinsin diliyorum..!’

çünkü yaralarını görüyor suçlarımı örtemiyorum...ve sadece izim kalmasın diye dileyebiliyorum..


ve İçimizde kaldığını sandığımız gölgesi büyük ukdeyi boğazımıza düğümlenen ve hiç söylenmemiş hatta hiçbir zamanda söylenmeyecek devrikler di diye diye sağır edeceğim bu YARayı ...


*


-Ellerim kelepçe,,ayaklarım mühür...


Yüksekten hep kortum bilirsin..ki ben bu dağın en tepesindeydim..ve tektim..sen sadece karşıdan el sallayandın ..oysa benim yanıma gelip bu koca dağları beraber aşmayı hiç düşünmedin..sonra zaten yoruldun uzun uzadıya bakarak gittin..kırgın naralar attınsa da ben anlayamadım çünkü dört duvar arasındaki uçurumlarda kal a kaldım..


Dört yanımdan asılan kelepçeler tek bir adımda bile bırakmadı ki sana geleyim...



Yaralım;bağrıma bastıra bastıra seni, söküp atıyorum geçmişimden bu gece...

Kalbinden ve eflatundan taşınıyorum anla ...


*

Bu sayısalların içinden hiç çıkmadım ben...kaç kere topladıysam ümidimi olmadı...böldüm acıları defalarca..aşkla çarptım sonuç yine yeniden hep aynıydı...küsürlü bir sonuca ulaşamadım ki tam ve net bir sonuç bekleyeyim..bir sonuca naptıysam varamadım ben..ve sonunda da çıkardım ..çıkardım..çıkardım...


Ve işte bol bilinmeyenli denklemin çıkarma işleminden elde ettiğim sonuç sıfırın altında


yani

EKSİ VEDA.


YİTİĞİM bilirsin bu aşkın mesnevisi giriş ve sonuç şeklinde yazılmış ve bitmiştir.gelişme bölümü ise çığlık makamında sessiz harflerle yalnızca okunmuş ümitsiz bir kuyuda hürriyetine kovuşmuştur...



‘’Türküler doğru söylüyormuş

İnandım/ sevdalar

Ağlatarak bitiyor

Kirpi saçaklarından tutuyorum gök kubbenin

Yokluğunda

Gece gibi bir mezarın içindeyim

/Bıktım/

Bu şehri beslemekten yoruldum artık

Yeryüzünün mor renkli paradoksu

Gözlerine peçelidir yüzüm…

Yazgılarım yorar

Sen bu yükü kaldıramazsın

Gidebilirsin şimdi

Mısralara geçit vermemiş Deli Dumrul’a

Yakalanmadan...’’(M.T.)


.........................

..bitti..

 geçmiş HüKüMsÜz BiR üNlEm şimdi...2007...



 

Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

ESKİ BİR TARİİH...

14/4/2008



''Nerede kalmıştı hayat…..
Nedenlerle hep geriye sayardı hüzünler…çığlıklar kopardı (kim duyardı) sinenin en dibinde..sessiz …sessiz…adı çığlıktı…..
Haykırmalı mıydı insan?.neye yarardı…

Dün günlerden hüzündü……
Belki yarında…..

Ama bir bugün vardı..bugünü yaşamak vardı….ve gönül hoşluğuyla razı olmayı yaşamak..gelene razı olmak….gelecek olana da…..hep geç anlardı insanoğlu….razı olmayı nakşedememişti alnına,amacına,yüreğine insan…nankördü nede olsa….

İnsan hayatı görebildiği kadar sanıyor……görebildiği kadar yaşamaya devam ediyor….ve o derece hayat mücadelesi verebiliyor…
okyanusta mı…?gün elbet geliyor ve sıranın sende olduğunu anlamanla okyanusun içine atıldığını anlaman bir oluyor ki..sen yüzme bilmezsin…

ama yüzmelisin…''





Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

BANA...YALNIZLIĞA.... HAYATA...DAİR...

22/11/2007



.....

 

bazı şarkılar vardır...dinledikçe kaybolup gidersiniz ve başka diyarlarda bile bulabilirsiniz kendinizi...kii o şarkılar bizimdiir...dinlerken aldğımız tat bambaşkadır tarife sığmaz...yaşanmalıdır...ve hatta an olurki tutkuya dönüşür bütün gün kulağınızda hep aynı nakarat...
(bir çok nakarat benimle...)


bazı umutlar vardır....sizi alır başına tac edip sadece uçurmakla kalmaz üzerine birsürü eşantiyuonuda beraberinde getirir...hayaler..
her umut yanılsanızda ..umut tükenmez insanda..belki hedef değişir....


bazı hayaler vardır...sonu bucağı olmayan tozpembe bir devr-i alem.....karışla ölçülmez..adımla saysan hiç bitmez..biri biter dieri gelir peşinsıra...sen bu sondu sansanda...


bazı sevinçler vardır...hayatımızın çoğunda..çoğumuzda..ve çoğumuzun kapsama alanında...ebatı mühim olmayan sevinçler...ve hep biriktirebilirsek bonus sevinçler...


bazı hüzünler vardır...alır sizi yerden yere vurur...onun başına tac etmesi işte budur...yaşattığı kahrı kelimeler kaldırırmı bilinmez ama hayatın her safhasında her ilkin sonunda belki başında illaki sizi bulur vazgeçilmezdir..vazgeçilmezimizdir...


ve bazıı şeyler vardır...kelimeler hükümsüz..kelimeler sahipsiz..kelimeler öksüz kalır...ancak ve ancak yaşanmalıdır..gönlümden parantez açıyorum ve içine insanlığa dair herşeyi sığdırıyorum

(...)



ve hepisine tercuman olma çabasında şiirler,makaleler devrikler vardır....aşka dair...geçilmez ayrılığa...ölüme, özleme ,öfkeye dair...sevince ve mutluluğa dil olan dizeler...acizliğimize merhem olacakmış gibi haykıran satırlar...yazdıkca bir bir dökülen sırlar vardır özünde...okudukçada hançer gibi bağrında...eskiye dair ne varsa ince ince kanarken onulmaz yaralarına tuz misali bastırdığın dizeler..sözler..satırlar...

ve seni hiç olmadık bir vakitte eline kalemi aldırıp defterin

başına diken kelime avcılığı yaptıran
bir çok parantezde barınan anlamdıramadıkların vardır...

herşey insan için...




Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Bir sss DuRaK

18/11/2007

kiminin derdi kimseyi germedi...ateş aynı ateş..düşen aynı kor ve aynı adres...

'A' dersem bir kıyamet kopacak belki bir çam devrilicek..

biri boynunu büküp hüzün mağrur ahestelenecek..
yada maskenin hası şen kahkahalarıyla atıp atıp yakalamaya çalışacak...
bilmiyorum belki sevda coşacak ve koşacak..
biri yine kalkıp nem kapacak sonra yağmur yağacak...
diğeri asıp asıp kesecek sonra hepsi odun ve yakılacak..


ne a var bu lügatta ne be...

sadecee..ssssssss

 

 

..................................................................................

ve

an geliyor fazla anlamlar yüklüyor insan söylemeyeceklerine bile..halbuki bilmiyor yada unutuyor cürmüm kadar bile yer etmeyecektir alfabesi...

..................................

hayat hergün yeni bir mevsim yüklüyor insanın ruhuna..tek düze sıradan gidiyor sandığın yaşamında tezatlıklara gebe olduğunu çok sonra anlıyorsun adımlarının..

 

..................................................................................

Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

KELİMELER MIZRAKLI BİR OK GİBİDİR....

19/10/2007


 

Kelimeler mızraklı bir ok gibidir..ve gideceği yeri her zaman olmasa da bilir...

Bir çok itham bir çok infazlı bir yaşam sürmecinde uzun zaman oldu mızrakları göğüsleyeli...kaçmaya yada korunmaya çalışmak yersiz vede gereksizdi ardı arkası hiç kesilmeyen hiddetli savruk ithamlardan..ve getireceği onulmaz yaralardan...

önce kendini yaralar sonra tüm öfkeyle mızraklı kelimelerini savururdu..yaraları da kelimeleri de çoktu...sadece onundu..
geçmişiyle birlikte başını hep duvara vurmaktan acılar soğuk anılar soğuk belki kalbide soğuktu...bu yüzden mızrakların hızıda o derce olmalıydı..soğuk ve keskin..

_savunun öfkeye batırılmış mızraklar geliyor...yok savunmayın açın göğsünüzü kucaklayın ..çünkü gelen Allah'tan gelmiyor muydu...

Önce bütün kelimeler bilenir sonrada etrafda ne var ne yok hepiside gidecekleri yeri bilir...

_Öfke haklı bir nedendir....


Okuyalım..daha çok kitap okuyalum..sonrada varsa yoksa anlatalım aslolanın hayatı okumak olduğundan...ama unutma öfke haklı bir neden...

_mızrakları iyi bileyin...


dünya dediğimiz karanlık ve hep masal değil midir...herkesin anlatacak ne çok masalı vardır...

_değişiklik olsun ninniler benden..

kelimelerin şaşası çoğu zaman etkili olur..ama çoğu zaman..çünkü hep bir kişinin onulmazları karşındakinin ifadesini kısıtlar...ses daha da kısılır ki o hep suçludur nasılsa..söyleyecekleri hükümsüz kalır..

_taşlarınızı müzdelife den toplamanıza gerek yok dilinizin ucundakiler kafi...

ne şaşalı kelimelerim var nede yutkunduklarım bir solukda çıkar...

Günahını kabul etmek ve itiraf etmek kendi içinde, tövbe etmekle bütünleşir ‘en önemlisi ve en zoru’ budur aslında...ve insan bunu sormalıki kendine, yeni bir gün doğabilsin ve suçlamalar bitebilsin..cesaret dediğin şeyin birinci adımıdır ki hergün tövbeni yenilemek zorunda kalırsın ve birden ikiye geçemezsin..tek adımla bitmez çünkü...
İkinci en büyük adım rıza dır ve hep sınıfda kalmışızdır...

Doğru olmadım ..haklı hiç..iddiamda olmadı.. kavgamda..
sadece;
acizim gamsızlığım çok.. acizim siyahi bir günahkarim..acizim kalbimin buzullarını gözyaşlarım eritmeye yetmiyor..acizim nankör nefesler almaktan kurtulamıyorum..acizim yalanlarla yoğruldum..acizim ahir zaman hastalıklarını taşıyorum yazıkki....acizim hayatı okuyamıyorum.. acizim yorgunluklarım bir uykuyla geçmiyor..gaflet ağır bir uyku..acizim anlayış yoksunlarını anlamaktan yoksunum..acizim tekel doğruların olduğu yerde nefes alamıyorum..acizim hep ben konuşurum ve sadece ben bilirim diyenlere söz bulamıyorum...acizim ezici rahat tavırların karşısında kasıldığım için..acizim beynimdeki hakikatleri, öğrendiğim doğruları silemediğim için...acizim kelimelerim değerli cimriyim..içimdekiler özel...acizim özellerimide herkesle paylaşmadığım için...acizim en yalnız ve gafil bir anda vurulduğum için..acizim bütün hüsnü zanlarımı ve hayallerimi kuruttuğum için...

Acziyetimi biliyor günahlarımı silemiyorum...

-Aynayı yüzüme tuttum...gözlerimden taşan kire dayanamadı ve paramparça oldu...

Kendimi biliyor ve adımlarımı bir adım geri atıyorum...

Hey yabancı bu bir sitem değildir...bir ünlem taşımaz..(belkii)

HÜKMÜ BANA AİT.....


19.10.07




Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

FERİDE OKKALI KAHKAHA EVİNDE..ve KAÇMAZDA...

11/7/2007



.........
kırmızıları damı..onlarıdamı yanında götürmeliydin ....şimdi ben uçuşmaz uçurtmaları sen giderken son kezmi görücem ve seyredemiiicem......

hep mızıklarını hortlatır bir telaş giderdin..ama uçurtmaları unutmayı nedense hep bilirdin..peki şimdi?...yanındamı götürmeliydin.
.

feride bana veda etmezdi...kırmızılarınıda almadan gider ve uçurtma baha(yemi)nesi(y)le geri dönerdi..

peki mızıklı feride bu son bakış niyeydi...kırmızı uçurtmaları unutmayışın neye işaretti...

şuan soluduğum koku....?evet bir veda parfümeriydi...oraya uğradığı nasıl belliydi....bram buram kokan küf bir veda....

yoksa bu bir el miydi...?

ve feride çoktan gitmişti.....




...ellerin izi var...

 

Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Heybemden düşenler…

19/6/2007

Ey benim delik deşik olmuş yamasız yarım yamalak heybem….her sızıyı hiç utanmadan sahiplenirsin sanki taşımaya mecallin var gibi…kaldırmaya heveslenirsinde deliklerden sızanları toplamayı hiç beceremezsin….bununla da kalmayıp sen gidersin ..düşenler kalır olduğu yerde ve  pis bir gülümsemeyi hemen iliştiriverirsin..ve ben hiç anlamam..yada anlamak istemem…..

Arşınlanmış çakıl taşlı yollarım benim…ince mekikler dokuduğum çileli sokaklarım….heybemin savurduğu  unutulmamış acılarıma,aşamadığım kaygılarıma bakmaya geldim….

gülmeyin ama …dalga geçmeyin geç kalınmış merakıma…sadece ciğerimi kemiren küçük bir merak…görüp gideceğim zannediyorum…

 

 

karışır hüzünlenirim sen aldırma

susar dinlerim ben yanarım...(L.S.)

 

…………

 

ve meraklarımı atıyorum...bir merak adım..bir merak adım..bir merak adım daha..merak merak merak....bir iki..ve siyah beyaz ... geçtiğim dünya...

sere...sere ..serpilmiş...eskitilmiş..tarihlenmiş...çürüyen çürümeyen...hepsi....sanırsam hepsi...saklamamışsam..saklanmıyorsa..görüdüklerimse hepsi...

kekeme hüzünlerim…aynı hecelerde……
eskiyen umutlarım buradasınız…
küf kokan hayallerim hiç değişmemişsiniz…uçmaya hep hevesliydiniz..
dilsiz gözyaşlarım…aynı ıslaklık da…. ve sımsıcak..
duvarlarım....aşılmayan dört duvarım...taşların yine zandan...
çıkmazlarım ..çıkılmazlarım.. hep soru işaretlerinde...yine asılı..
ve yutkunduğum öfke..aynı düğümdesin ..hala …

düştüğünüz yerde ,hiç kımıldamadan öylece …kırıldığınız gibi …sereserpe…kalın..
zannederek görüşmeye geldim… sadece…

size biraz tuz basıp döneceğim ....


...........


''bütün ezgilerin sustuğu duraktayım...''(İ.A.)

 

Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı