15/4/2008 - KENDİ KENDİNE YANA BİR KÖZ...BOŞU BOŞUNA HARAP OLAN BİR ÜNLEM....VE TOZLU RAFLARIN SESSİZ DİZELERİ....
-Ellerim mecburiyet... ceplerimde kalan son bozuklar...herşeye rağmen cömert bir vazifeye düçarım.. * Son bir ninni dinlemelisin benden...rica makamından art niyetsiz bir ninni.. Türkülerimi hiç sorma unutmaktan geldim.fazla şakımış olmanın yan etkisi muhtemelen... oyalanmadan bir gerçeği haykırmalıyım mungan ın kaleminden ; ‘’bir hikayeyi sonuna kadar yaşamak uğruna daha başlangıçta göz yumulan birkaç karanlık işaret aktıkça siyaha boyar bütün ferman fermanın okunmaz siyah olanı denir görmezden gelinen karanlığın kanıdır oysa ilerledikçe fermanı siyah yapan okunmaz yazı değil bu kaderin daha başından okunabilirliğidir’’ * -Ellerim hükümlü..ellerim kan... Suç ve caza hüviyetinde yargılarım; suçluyum-suçlusun-suçlu-suçluyuz-suçlular.. Hangi ırmakta sulansam arınamam...ki bilirmisin akarsuda da iki kere yıkanılamaz.. yani ...büyük harflerle de ; -SUÇLUYUM ... kandırılmış hissiyatını hiç içinden atamamış bir suçluyum ...ihanet sahibiyken ellerimde bir hançerle çizilen bir portrenin de korkak bir figüranıyım üstelik...çok güzelim ya o bakımdan..üzerime tutulan ne varsa iyi taşır ,yakıştırılır -yakışırım... yani yine hırçınım... birde en asisinden süheyla... ancak ...; ilkim..tekim..-di li geçmişim..: kazım ve şevval türkülerinde ‘yüzunden silunmesun oy biçağumun yarası’ diyorya.. ben..; ‘ lütfen silinsin diliyorum..!’ çünkü yaralarını görüyor suçlarımı örtemiyorum...ve sadece izim kalmasın diye dileyebiliyorum.. ve İçimizde kaldığını sandığımız gölgesi büyük ukdeyi boğazımıza düğümlenen ve hiç söylenmemiş hatta hiçbir zamanda söylenmeyecek devrikler di diye diye sağır edeceğim bu YARayı ... * -Ellerim kelepçe,,ayaklarım mühür... Yüksekten hep kortum bilirsin..ki ben bu dağın en tepesindeydim..ve tektim..sen sadece karşıdan el sallayandın ..oysa benim yanıma gelip bu koca dağları beraber aşmayı hiç düşünmedin..sonra zaten yoruldun uzun uzadıya bakarak gittin..kırgın naralar attınsa da ben anlayamadım çünkü dört duvar arasındaki uçurumlarda kal a kaldım.. Dört yanımdan asılan kelepçeler tek bir adımda bile bırakmadı ki sana geleyim... Yaralım;bağrıma bastıra bastıra seni, söküp atıyorum geçmişimden bu gece... Kalbinden ve eflatundan taşınıyorum anla ... * Bu sayısalların içinden hiç çıkmadım ben...kaç kere topladıysam ümidimi olmadı...böldüm acıları defalarca..aşkla çarptım sonuç yine yeniden hep aynıydı...küsürlü bir sonuca ulaşamadım ki tam ve net bir sonuç bekleyeyim..bir sonuca naptıysam varamadım ben..ve sonunda da çıkardım ..çıkardım..çıkardım... Ve işte bol bilinmeyenli denklemin çıkarma işleminden elde ettiğim sonuç sıfırın altında yani EKSİ VEDA. YİTİĞİM bilirsin bu aşkın mesnevisi giriş ve sonuç şeklinde yazılmış ve bitmiştir.gelişme bölümü ise çığlık makamında sessiz harflerle yalnızca okunmuş ümitsiz bir kuyuda hürriyetine kovuşmuştur... ‘’Türküler doğru söylüyormuş İnandım/ sevdalar Ağlatarak bitiyor Kirpi saçaklarından tutuyorum gök kubbenin Yokluğunda Gece gibi bir mezarın içindeyim /Bıktım/ Bu şehri beslemekten yoruldum artık Yeryüzünün mor renkli paradoksu Gözlerine peçelidir yüzüm… Yazgılarım yorar Sen bu yükü kaldıramazsın Gidebilirsin şimdi Mısralara geçit vermemiş Deli Dumrul’a Yakalanmadan...’’(M.T.) ......................... ..bitti.. geçmiş HüKüMsÜz BiR üNlEm şimdi...2007...
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
14/4/2008 - ESKİ BİR TARİİH...
''Nerede kalmıştı hayat….. Nedenlerle hep geriye sayardı hüzünler…çığlıklar kopardı (kim duyardı) sinenin en dibinde..sessiz …sessiz…adı çığlıktı….. Haykırmalı mıydı insan?.neye yarardı…
Dün günlerden hüzündü…… Belki yarında…..
Ama bir bugün vardı..bugünü yaşamak vardı….ve gönül hoşluğuyla razı olmayı yaşamak..gelene razı olmak….gelecek olana da…..hep geç anlardı insanoğlu….razı olmayı nakşedememişti alnına,amacına,yüreğine insan…nankördü nede olsa….
İnsan hayatı görebildiği kadar sanıyor……görebildiği kadar yaşamaya devam ediyor….ve o derece hayat mücadelesi verebiliyor… okyanusta mı…?gün elbet geliyor ve sıranın sende olduğunu anlamanla okyanusun içine atıldığını anlaman bir oluyor ki..sen yüzme bilmezsin…
ama yüzmelisin…''
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
22/11/2007 - BANA...YALNIZLIĞA.... HAYATA...DAİR...
.....
bazı şarkılar vardır...dinledikçe kaybolup gidersiniz ve başka diyarlarda bile bulabilirsiniz kendinizi...kii o şarkılar bizimdiir...dinlerken aldğımız tat bambaşkadır tarife sığmaz...yaşanmalıdır...ve hatta an olurki tutkuya dönüşür bütün gün kulağınızda hep aynı nakarat... (bir çok nakarat benimle...)
bazı umutlar vardır....sizi alır başına tac edip sadece uçurmakla kalmaz üzerine birsürü eşantiyuonuda beraberinde getirir...hayaler.. her umut yanılsanızda ..umut tükenmez insanda..belki hedef değişir....
bazı hayaler vardır...sonu bucağı olmayan tozpembe bir devr-i alem.....karışla ölçülmez..adımla saysan hiç bitmez..biri biter dieri gelir peşinsıra...sen bu sondu sansanda...
bazı sevinçler vardır...hayatımızın çoğunda..çoğumuzda..ve çoğumuzun kapsama alanında...ebatı mühim olmayan sevinçler...ve hep biriktirebilirsek bonus sevinçler...
bazı hüzünler vardır...alır sizi yerden yere vurur...onun başına tac etmesi işte budur...yaşattığı kahrı kelimeler kaldırırmı bilinmez ama hayatın her safhasında her ilkin sonunda belki başında illaki sizi bulur vazgeçilmezdir..vazgeçilmezimizdir...
ve bazıı şeyler vardır...kelimeler hükümsüz..kelimeler sahipsiz..kelimeler öksüz kalır...ancak ve ancak yaşanmalıdır..gönlümden parantez açıyorum ve içine insanlığa dair herşeyi sığdırıyorum.(aşk,sevgi,özlem,tutku.öfke,şefkat,sorumluluk,g ereklilik,hassasiyet,dostluk, ve dahası ......
ve hepisine tercuman olma çabasında şiirler,makaleler devrikler vardır....aşka dair...geçilmez ayrılığa...ölüme, özleme ,öfkeye dair...sevince ve mutluluğa dil olan dizeler...acizliğimize merhem olacakmış gibi haykıran satırlar...yazdıkca bir bir dökülen sırlar vardır özünde...okudukçada hançer gibi bağrında...eskiye dair ne varsa ince ince kanarken onulmaz yaralarına tuz misali bastırdığın dizeler..sözler..satırlar...
ve seni hiç olmadık bir vakitte eline kalemi aldırıp defterin (klavye ve pc de olur)başına diken kelime avcılığı yaptıran bir çok parantezde barınan dürtüler vardır...
herşey insan için...
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
17/11/2007 - Bir sss DuRaK
....... kiminin derdi kimseyi germedi...ateş aynı ateş..düşen aynı kor ve aynı adres...
'A' dersem bir kıyamet kopacak belki bir çam devrilicek..
biri boynunu büküp hüzün mağrur ahestelenecek.. yada maskenin hası şen kahkahalarıyla atıp atıp yakalamaya çalışacak... bilmiyorum belki sevda coşacak ve koşacak.. biri yine kalkıp nem kapacak sonra yağmur yağacak... diğeri asıp asıp kesecek sonra hepsi odun ve yakılacak..
ne a var bu lügatta ne be...
sadecee..ssssssss
.......
an geliyor fazla anlamlar yüklüyor insan söylemeyecelerine... halbuki bilmiyor..yada unutuyor.. cürmüm kadar bile yer etmeyecektir alfabesi...
22.11.07
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
18/10/2007 - KELİMELER MIZRAKLI BİR OK GİBİDİR....
Kelimeler mızraklı bir ok gibidir..ve gideceği yeri her zaman olmasa da bilir...
Bir çok itham bir çok infazlı bir yaşam sürmecinde uzun zaman oldu mızrakları göğüsleyeli...kaçmaya yada korunmaya çalışmak yersiz vede gereksizdi ardı arkası hiç kesilmeyen hiddetli savruk ithamlardan..ve getireceği onulmaz yaralardan...
önce kendini yaralar sonra tüm öfkeyle mızraklı kelimelerini savururdu..yaraları da kelimeleri de çoktu...sadece onundu.. geçmişiyle birlikte başını hep duvara vurmaktan acılar soğuk anılar soğuk belki kalbide soğuktu...bu yüzden mızrakların hızıda o derce olmalıydı..soğuk ve keskin..
_savunun öfkeye batırılmış mızraklar geliyor...yok savunmayın açın göğsünüzü kucaklayın ..çünkü gelen Allah'tan gelmiyor muydu...
Önce bütün kelimeler bilenir sonrada etrafda ne var ne yok hepiside gidecekleri yeri bilir...
_Öfke haklı bir nedendir....
Okuyalım..daha çok kitap okuyalum..sonrada varsa yoksa anlatalım aslolanın hayatı okumak olduğundan...ama unutma öfke haklı bir neden...
_mızrakları iyi bileyin...
dünya dediğimiz karanlık ve hep masal değil midir...herkesin anlatacak ne çok masalı vardır...
_değişiklik olsun ninniler benden..
kelimelerin şaşası çoğu zaman etkili olur..ama çoğu zaman..çünkü hep bir kişinin onulmazları karşındakinin ifadesini kısıtlar...ses daha da kısılır ki o hep suçludur nasılsa..söyleyecekleri hükümsüz kalır..
_taşlarınızı müzdelife den toplamanıza gerek yok dilinizin ucundakiler kafi...
ne şaşalı kelimelerim var nede yutkunduklarım bir solukda çıkar...
Günahını kabul etmek ve itiraf etmek kendi içinde, tövbe etmekle bütünleşir ‘en önemlisi ve en zoru’ budur aslında...ve insan bunu sormalıki kendine, yeni bir gün doğabilsin ve suçlamalar bitebilsin..cesaret dediğin şeyin birinci adımıdır ki hergün tövbeni yenilemek zorunda kalırsın ve birden ikiye geçemezsin..tek adımla bitmez çünkü... İkinci en büyük adım rıza dır ve hep sınıfda kalmışızdır...
Doğru olmadım ..haklı hiç..iddiamda olmadı.. kavgamda.. sadece; acizim gamsızlığım çok.. acizim siyahi bir günahkarim..acizim kalbimin buzullarını gözyaşlarım eritmeye yetmiyor..acizim nankör nefesler almaktan kurtulamıyorum..acizim yalanlarla yoğruldum..acizim ahir zaman hastalıklarını taşıyorum yazıkki....acizim hayatı okuyamıyorum.. acizim yorgunluklarım bir uykuyla geçmiyor..gaflet ağır bir uyku..acizim anlayış yoksunlarını anlamaktan yoksunum..acizim tekel doğruların olduğu yerde nefes alamıyorum..acizim hep ben konuşurum ve sadece ben bilirim diyenlere söz bulamıyorum...acizim ezici rahat tavırların karşısında kasıldığım için..acizim beynimdeki hakikatleri, öğrendiğim doğruları silemediğim için...acizim kelimelerim değerli cimriyim..içimdekiler özel...acizim özellerimide herkesle paylaşmadığım için...acizim en yalnız ve gafil bir anda vurulduğum için..acizim bütün hüsnü zanlarımı ve hayallerimi kuruttuğum için...
Acziyetimi biliyor günahlarımı silemiyorum...
-Aynayı yüzüme tuttum...gözlerimden taşan kire dayanamadı ve paramparça oldu...
Kendimi biliyor ve adımlarımı bir adım geri atıyorum...
Hey yabancı bu bir sitem değildir...bir ünlem taşımaz..(belkii)
HÜKMÜ BANA AİT.....
19.10.07
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
11/7/2007 - FERİDE OKKALI KAHKAHA EVİNDE..ve KAÇMAZDA...
......... kırmızıları damı..onlarıdamı yanında götürmeliydin ....şimdi ben uçuşmaz uçurtmaları sen giderken son kezmi görücem ve seyredemiiicem......
hep mızıklarını hortlatır bir telaş giderdin..ama uçurtmaları unutmayı nedense hep bilirdin..peki şimdi?...yanındamı götürmeliydin..
feride bana veda etmezdi...kırmızılarınıda almadan gider ve uçurtma baha(yemi)nesi(y)le geri dönerdi.. peki mızıklı feride bu son bakış niyeydi...kırmızı uçurtmaları unutmayışın neye işaretti...
şuan soluduğum koku....?evet bir veda parfümeriydi...oraya uğradığı nasıl belliydi....bram buram kokan küf bir veda....
yoksa bu bir el miydi...?
ve feride çoktan gitmişti.....
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
19/6/2007 - HeYbEmDeN DüŞeNLeR
Ey benim delik deşik olmuş yamasız... yarım yamalak heybem…. her sızıyı hiç utanmadan sahiplenirsin sanki taşımaya mecallin var gibi…yüklenmeye heveslenirsinde deliklerden sızanları toplamayı hiç beceremezsin….bununla da kalmayıp sen gidersin ..düşenler kalır olduğu yerde ve pis bir gülümsemeyi hemen iliştiriverirsin..ve ben hiç anlamam..yada anlamak istemem…..
Arşınlanmış çakıl taşlı yollarım benim…ince mekikler dokuduğum çileli sokaklarım….heybemin savurduğu unutulmamış acılarıma,aşamadığım kaygılarıma bakmaya geldim…. gülmeyin ama …dalga geçmeyin geç kalınmış merakıma…sadece ciğerimi kemiren küçük bir merak…görüp gideceğim zannediyorum…
''karışır hüzünlerim sen aldırma susar dinlerim yanarım ben ...''(L.S.) ................... ve meraklarımı atıyorum...bir merak adım..bir merak adım..bir merak adım daha..merak merak merak....bir iki..ve siyah beyaz ... geçtiğim dünya...
sere...sere ..serpilmiş...eskitilmiş..tarihlenmiş...çürüyen çürümeyen...hepsi....sanırsam hepsi...saklamamışsam..saklanmıyorsa..görüdüklerimse hepsi...
kekeme hüzünlerim…aynı hecelerde…… eskiyen umutlarım buradasınız… küf kokan hayallerim hiç değişmemişsiniz…uçmaya hep hevesliydiniz.. dilsiz gözyaşlarım…aynı ıslaklık da…. ve sımsıcak.. duvarlarım....aşılmayan dört duvarım...taşların yine zandan... çıkmazlarım ..çıkılmazlarım.. hep soru işaretlerinde...yine asılı.. ve yutkunduğum öfke..aynı düğümdesin ..hala …
düştüğünüz yerde ,hiç kımıldamadan öylece …kırıldığınız gibi …sereserpe…kalın.. zannederek görüşmeye geldim… sadece…
size biraz tuz basıp döneceğim ....
''bütün ezgilerin sustuğu duraktayım...''(İ.A.) ........... 21.06.07
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
14/4/2007 - ZAM-AN sız NİDA ÇIĞLIKLARI...
ZAM-AN diyorduk herşeye...
acılarımızı,sevinçlerimizi,umudumuzu,hayallerimizi,sevdiklerimizi,önemsediğimiz ne varsa yürek adına..hepsini zamana sığdırıyorduk...
hep geleceğe dairdir beklentilerimiz...herşeyin bir yarını vardır yaşam kaygımızda.
ZAMAN..nede çok anlamlar yüklemiştik sana... ilaç diyorduk;zaman herşeyin ilacı...alışırız diyorduk;zaman en büyük yardımcı...
peki acaba zaman neydi?...neydide bu kadar herşeyin müsebibi olmuştu..ne anlama geliyordu da sorumlusuydu yaşadıklarımızın ve dahi nasırlaşan yaralarımızın..
yarınları hiç bitiremediğim,dünümü bugünümü umudumu yarına endekslediğim soluduğum bir hayat... lügatımda zaman...
zamanın kısa olduğunu bilmezmi insan..?ibret almazmı yaşananlardan..? nasıl anlatmalıyım ey nefsim sana ZAM-AN ı...
aynaya bak.. yüzümdeki çizgiler ne anlama geliyor....ellerim..peki ellerim..artık eskisi gibi değil.....görmezmi gözlerim...gören gözler kayıpta... yetişemiyordu ..yaşam sevdamıza.çizgiler yetmiyordu anlamaya..
evet HAYAT ÇOK KISA...
ey dünya ehli...sıra sende...ben hala anlamıyorum...beraber düşünelim mi?. sevdiklerimiz yakınlarımız gün ve gün dünyadan ahirete intikal ederken...kara toprağı hep düşlesek ne yazar..ateş düştüğü yeri yakar..biz sadece seyirciyiz...iki damla gözyaşı.. aklımıza gelince de dua...ya sonra..? hey millet ben geldim..yarın ne yapalım..?
yarın yine bitmiyor görüyormusun...ruhum alışmış dünyaya...ZAMAAAAAN vardır nasılsa...
acaba zamana sorsam cevaplarmı dersin..? nesin sen ey ZAM-AN..?
cevap:aynaya bak... ........:bakıyorum ama daha çok ZAM-AN var beyazlara...yetmiyor gafil kalbimin anlamasına..
cevap:annene,babana olmadı büyük annene büyük babana bak..ve sor...?beni en çok onlar iyi anlatabilir.. ........:babanne..!babanne sana zaman demek istiyorum ZAMAN.????
cevap:kızııııım bende daha dün senin gibiydim...şimdi zor yürüyorum görüyormusun.. sonra devam eder: deden beni kaçırdığında....................... hala dün gibi aklında...anılarla avunmada... ama 81 yaşında...
ben mi..?ben onlara yetişemem..daha çok gencim...
hey gidi zaman..sen ki ibretini hiç gizlemezsin...kısacık olduğunu hep gösterirsin...ama...
biz bu gafletten sıyrılana kadar da beklemez misin..? ''seni hayallerime bile sığdıramazken..gördün mü iki kelimede nasıl bitiverdin..ZAMAN...''
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
22/1/2007 - DİİAALOOG....
SoRu'M:
bilirsin.... ne çok hazinlerdi beni anlatan...zemheri bir dünüm vardı beni derinden yaralayan... her umut yanılmıştım....yine yılmadığımı sanmışsamda... yine ufak bir umutla kırılmışlığım..... en kırılmışlığım.... şimdi diyorsunkii yeni bir umut daha... yeni bir bahar daha... ve sözlerin... en sonsuzluğa.... peki yine yalancı bir baharsa.... .............. cEvAb'M
hep eziklerin var.... yaraların derin bilirim.... ama insanız ki hüzünlerimiz... acılarımız var ve her nefes aldığında ve geçmişi andığında yaraların bir daha kanar ki sen yarına daha sarılmalısın ....... ama bir yarın var ve hep geçmişle korkularla yaşayamazsın...
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
20/1/2007 - SORULAR....SORULAR........SORULAR.......
.... hayatı yaşamaya çalışırken..bir nebze mutluluk ararken...beklentiler karşılıksızken..hep yanılma riski varken ve yanılmışken...ve daim cevap bulamamışken sorulara...kahrolmaya an kalmışken cevapsızlıkta.... farkında olmadan bir cevaptasındır...çoğu zaman.... ve bir adım daha..bir adım..bir adım....daha....o cevabı oluk oluk solursun bi haber... ve hayat devam eder.........yeni çelişkiler..yeni umutlarla.... bitmek....gün gelir...Mecnun da biter...Leyla da....
20-01-07
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
...bir var-mış..bir yok-muş...
Kategoriler
Kategori yok
Arkadaşlarım
|